Anasayfa  |  Hakkımızda  |  İletişim

 

 
AFET OKULU PROJESİ NE YAPABİLİRİM? BİZE KATILIN AFET GÖNÜLLÜLERİ RÖPORTAJLAR DESTEKLEYENLER OKUR KÖŞESİ
 
   Depremzede Soner Güneş ile yaptığımız özel sohbeti RÖPORTAJLAR bölümünde okuyabilirsiniz...      Türkiye'nin En Büyük Gönüllü Hareketine Siz de katılın...     
 




Burcu Özder
25 Ekim 2010 Pazartesi
Hayata Dair Bir Şans!

Bir el uzanıyordu.. Derinlerden bir yerden… Çaresizce ve yalvarırcasına... Herkes dört bir yandan koşuşturuyordu. Kimse ne olduğunu anlayamadan darmadan duman olmuştu. Konuşup da söyleyemeyecekleri cümleleri birikmişti birkaç saniye içinde. Oysa ki herşey çok daha farklı olabilirdi. Evet, deprem bizim en büyük korkularımızdan biri oldu. Belki de sadece doğal afet deyip geçemeyeceğimiz bir gerçeğimiz haline geldi. Kayıplarımız oldu; yüzlerce binlerce kayıplarımız oldu.
Büyüklükleri 5 ve üzerinde olan depremler, 1902‘den itibaren gözlemlenildiğinde  içlerinde en çok  kayıp ile göze çarpanı, 26 Aralık 1939 tarihinde gerçekleşen 7.9 büyüklüğündeki Erzincan depremi  idi. Kayıp sayımız, 32.962...Peki neydi bizi bu kadar fazla bir kayba iten? Tabi ki çarpık kentleşme, depreme karşı bilinçlenememiz ve ihmalkarlık... Toplumumuz hala kendi içinde bunu doğru düzgün bile  tartışamazken yeni depremler kapımızı her an çalabilir. Ve biz ansızın bu afetle burun buruna gelebiliriz. En yakın tarihli depremimiz ise hepimizin bildiği gibi 7.4 büyüklüğü ile 1999 tarihinde Kocaeli merkezli gerçekleşen 17 Ağustos depremi idi.



Kayıp sayımız istatiksel raporlara göre 17.127, yaralı sayımız ise 43.953 oldu. İnsanımız evsiz, yersiz yurtsuz ve ailesiz kaldı. Geleceğe dair tüm umutlar birer birer saat 03:00 itibariyle karardı. O yaz tanıştığım bir kız arkadaşımı da ben bu depremle birlikte yitirmiş oldum. Sevgili Deniz, üniversite sınavına girmiş ve çok da güzel bir bölümü kazanmıştı; en önemlisi de istediği bölümü. Dört kişilik ailesinde yıkılan binanın altından tek canlı çıkamayan o olmuştu. Buna kader mi denmeliydi şimdi bilemiyorum. Küçük erkek kardeşi, annesi,babası artık Deniz’siz kalmışlardı... Deniz, bir daha ufka yelken açamayacaktı... Hayalleri de onun gibi suyun derinliklerinde kalmıştı artık. 
 

Ben hayallerim yarım kalsın istemiyorum, ya siz? Siz ister misiniz? İşte bu yüzden birkaç bilgiyi özellikle burada paylaşmak istiyorum sizlerle, lütfen bu kısmı dikkatle okuyun... 
Türkiye, dünyanın aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya deprem kuşağının üzerinde yer almaktadır. Ve ülkemizin yüz ölçümünün %42’si birinci derece deprem kuşağı üzerinde bulunmaktadır. 20. yüzyılın başları itibariyle yapılan çalışmalar ışığında Türkiye’de yaklaşık olarak her iki yılda bir yıkıcı deprem, her üç yılda bir de pek çok yıkıcı deprem olduğu belirlenmiş bulunmaktadır. Bu da gösteriyor ki ülkemiz kaçınılmaz bir doğal afet olan depremle her an sarsılma riskiyle karşı karşıyadır. Hele ki bazı büyük şehirlerimiz birinci derece deprem bölgeleri üzerinde kurulmuş olup, son derece tehlike altında bulunmaktadır. Bu yüzden kayıp oranlarımızı azaltmak, hatta yok etmek için depreme karşı dayanıklı yapılar inşa edelim, bu yapıları kaygan zeminlerden uzak tutalım  ve toplum olarak depreme karşı daha çok bilinçlenelim; deprem öncesi ve sonrası yapabileceklerimiz eşliğinde.   

Çünkü insanımız ne bu resimdeki yaşlı vatandaşımız gibi elinde ekmeği ile gözü yaşlı evsiz kalsın, ne de gerisinde kimsesiz yetim-öksüz kalan çocuklarımız olsun. Hayatlarımız inanamayacağınız kadar değerli. Lütfen bu değerimize sahip çıkalım!

Bu Yazı Toplam 6765 Defa Okunmuştur

ISTANBUL

Tolga Kaya

AFET VE BİZ-3
Engin Yusuf Örs

Afetlerin afeti…. Depremmmmm!
Burcu Özder

Hayata Dair Bir Şans!
Erol Bilgin

Afet ve Pirim Borcunun Ertelenmesi
Özgür Akkuş

Şehir
Efe Özçağlar

Gönüllük Üzerine
 
 
Afet Okulu Projesi'ni nereden duydunuz?
Afet Okulu kitabını okuyarak
İnternetten
Facebook Grubundan
Medyadan
Üniversitelerden
Çevremdeki arkadaşlarımdan
  
 
 

ANA SAYFA AFET OKULU PROJESİ NE YAPABİLİRİM? BİZE KATILIN AFET GÖNÜLLÜLERİ DESTEKLEYENLER OKUR KÖŞESİ İLETİŞİM
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
© 2010 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.


Çizginet & Mehmet CAN