Anasayfa  |  Hakkımızda  |  İletişim

 

 
AFET OKULU PROJESİ NE YAPABİLİRİM? BİZE KATILIN AFET GÖNÜLLÜLERİ RÖPORTAJLAR DESTEKLEYENLER OKUR KÖŞESİ
 
   Depremzede Soner Güneş ile yaptığımız özel sohbeti RÖPORTAJLAR bölümünde okuyabilirsiniz...      Türkiye'nin En Büyük Gönüllü Hareketine Siz de katılın...     
 






Veysi Kurt'un başvurusunu kabul ederek ''6 saat önceden deprem bildirim sistemi''ne ilişkin buluşa paten veren TPE'nin kayıtlarında buluşun özeti şöyle yer aldı:

''Depremin 3 alternans tahlili ile çıkan belirtisi, buluş konusu sistemin kurulu olduğu mekandan 200 kilometrelik alan içinde ise buluş konusu sistem, depremin büyüklüğünü, yerini ve zamanını kesin olarak belirtir. Eğer depremin çıkan belirtisi 200 kilometrelik alan dışında ve azami kuş bakışı 800 kilometrelik mesafe içinde ise depremin büyüklüğü ve zamanı kesin olarak belirtilmekle beraber yeri (alanı) mesafe olarak belirtilir. Mesafe bildirimi ise 360 derece geçerlidir''

Konuya ilişkin AA muhabirinin görüştüğü Veysi Kurt, elektrik ve elektronik uzmanı olduğunu, 17 Ağustos 1999 depreminden önce ölçüm cihazlarında elektriksel anormallikler meydana geldiğini belirterek, depremin ardından bu anormalliklerin birden kaybolduğunu anlattı.

Bunun üzerine düşünmeye başladığını belirten Kurt, kendi üretimi olan özel aparatlarla gece ve gündüz olmak üzere her hava koşulunda ölçümler yaptığını, Bakırköy'deki dükkanına kurduğu cihazdan çıkan verileri kaydettiğini, bunu yetersiz bulduğundan cihazı bilgisayar ve kamera sistemiyle takip ederek cihazdan çıkan belirtileri ve bulguları kaydetmeye başladığını anlattı.

Cihazdan elde ettiği verilerle en az 6 saat sonra olan depremleri mukayese ettiğini, önce çıkan belirtileri anlamaya çalıştığını, deprem sinyallerinin 3 alternastan oluşuğunu fark ettiğini belirten Kurt, zamanla bunları doğru şekilde tahlil etmeyi öğrendiğini ve depremin oluş esasını kavradığını kaydetti.

Bir süre sonra depremleri en az 6 saat en fazla 120 saat öncesinden tespit etmeye başladığını en başta bunları ailesiyle bile paylaşmadığını ifade eden Kurt, cihazın verileriyle depremlerin yerlerini ve büyüklüklerini önceden kesin olarak tespit ettiğine inandığında buluşunun kullanılabilmesi için ilgili yerlerle irtibata geçtiğini anlattı.

İlk olarak 2005 yılında dönemin Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Gülay Barbarosoğlu ve İstanbul Vali Yardımcısı Adem Karahasanoğlu'na Hakkari'deki depremi bildirdiğini, bunun üzerine Karahasanoğlu tarafından davet edildiğini belirten Kurt, kendisine buluşuna patent almasının tavsiye edildiğini söyledi.

Daha sonra avukatı Alibey Keskin vasıtayla patent almak için 2007 yılından itibaren çalışmaya başladıklarını ve geçen Aralık ayında Türk Patent Enstitüsü tarafından patent verildiğini belirten Kurt, her geçen gün cihazıyla yaptığı çalışmalardan yeni bir şeyler öğrendiğini, yakın zamanda depremin derinliğini de hesaplamaya başladığını anlattı.

Çalışmalarını bazı bilim adamlarıyla paylaştığını ve olumlu tepkiler aldığını belirten Kurt, bu aşamadan sonra artık devletin bu cihaza sahip çıkması gerektiğini söyledi.

Kurt, ''Bakın ben bir vatandaş olarak, insan olarak 10 yıldır çoluk çocuğumun rızkından kesip sıkıntılara, gecemi gündüzümü verdim. Bu cihazı bu seviyeye getirdim, patentini de aldım. Uluslararası müracatım da kabul edildi. Bu cihazdan Türkiye'de 4 tane olsa, Türkiye genelindeki depremlerin tümünü net bir şekilde en az 6 saat önceden haber verebilirim'' diye konuştu.

AVUSTURYA PATENT OFİSİNDEN RAPOR ALINDI

Patentle ilgili konuları takip eden Veysi Kurt'un avukatı Alibey Keskin de Kurt ile 2006 yılında tanıştığını, bir süre sistemi takip ettiğini, tahminlerin tutup tutmadığını izlediğini anlattı.

Patent almak için ilk yaptıkları başvurunun şekli eksikliklerden geri döndüğünü, bunu tamamladıktan sonra yaptıkları başvurunun da Aralık 2010'da sonuçlandığını belirten Keskin, şunları söyledi:

''İncelemeli patent almak istedik. Patent konusunda en üst seviye oluyor. Devlet 20 yıl boyunca koruma altına alıyor. Aynı zamanda incelemeli patent o sistemin işlediğini ve belirtilen özellikleri taşıdığını da teminat altına alıyor. İnceleme Avusturya'da yapıldı. Türkiye'de bu sahada uzman kişi bulunamadığı için Avusturya Patent Ofisi'ne gönderdik. İnceleme ve araştırma raporları Avusturya Patent Ofisi'nden olumlu şekilde verildi. Ondan sonra Türk Patent Enstitüsü de bize patent verdi. Şu anda cihaza ilişkin rüçhan hakkı Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne aittir. Avusturya'ya önceden deprem bildirim sistemiyle ilgili daha önce 4-5 başvuru yapılmış fakat Avusturya Patent Ofisi onlara olumlu cevap vermemiş, mantıki bulunmadığı ve gerçekliği kanıtlanamadığı için. Yani gerçekliği kanıtlanan tek bir sistem var, o da bizim sistem.''

Bu sisteme devletin sahip çıkması, üniversitede bir bölüm kurulması ve bu sahada bilim adamı, teknik elamanlar veya mühendisler yetiştirilmesi gerektiğini dile getiren Keskin, ''Sadece dünyada değil dünyanın hiçbir yerinde depremden insanlar ölmesin. Japonya bir teknoloji deviydi, yüksek şiddetli bir depremde onlarda zarar gördü. Demek ki ne yapmak lazım, önceden o bölgeden insanların tahliye edilmesi lazım. Maddi kaybı önleyemezsiniz ama önemli olan insan kaybı olmasın'' dedi.
Kaynak: Haberpolitik

ISTANBUL

Tolga Kaya

AFET VE BİZ-3
Engin Yusuf Örs

Afetlerin afeti…. Depremmmmm!
Burcu Özder

Hayata Dair Bir Şans!
Erol Bilgin

Afet ve Pirim Borcunun Ertelenmesi
Özgür Akkuş

Şehir
Efe Özçağlar

Gönüllük Üzerine
 
 
Afet Okulu Projesi'ni nereden duydunuz?
Afet Okulu kitabını okuyarak
İnternetten
Facebook Grubundan
Medyadan
Üniversitelerden
Çevremdeki arkadaşlarımdan
  
 
 

ANA SAYFA AFET OKULU PROJESİ NE YAPABİLİRİM? BİZE KATILIN AFET GÖNÜLLÜLERİ DESTEKLEYENLER OKUR KÖŞESİ İLETİŞİM
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
© 2010 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.


Çizginet & Mehmet CAN